Umut ve Vicdan Gerek
03 Ocak 2010 20:54 / 3793 kez okundu!
Tuvalu adında bir ülke duydunuz mu? Yoksa böyle bir ülke olduğunu, benim gibi yeni öğrenenlerden misiniz? Pasifik’te 26 km karelik bir ada ülkesi Tuvalu. Bu ülkede 12.373 insan yaşıyor ve 3000 yıldır buradalarmış. İşte bu ülkenin, Kopenhag İklim Zirvesi’ne katılan temsilcisi Ian Fry, 193 ülke temsilcisine şunları söylüyor: “Ben yaptığım bu konuşmaya ağlayarak hazırlandım. Yetişkin bir erkek için itiraf etmesi kolay bir şey değil bu…
Ama benim ülkemin kaderi sizin elinizde. Dünyanın geleceğini Amerikalı senatörler belirliyor. Modern dünyanın çelişkisi bu… Obama’ dan talebimiz, dünyanın karşı karşıya kaldığı bu en büyük tehlikeye karşı gereğini yapıp aldığı Nobel’i hak etmesidir.”[1]
Tuvalulu temsilci bu sözleri niçin söylüyor: Gezegenimizin ateşi yükseldi. Sera gazı salınımının azaltılması gerekiyor. Gezegenin ateşinin yükselmesi, iklim değişimine neden oluyor. Ve denizlerin iki santim yükselmesi halinde Tuvalu ve benzer ülkeler sulara batacak, yok olacak. O yüzden yalvarıyor Fry.
Fakat bu yürek sesini duyan olmadı. Hatta dinlememişler bile. İnsanı insanlığından utandıran, isyan duygularına gark eden bir durum bu. Bu ses ile Bergama köylüsü Sabahat’ın "Yılanın ağzındaki kuş gibi çığırıyoruz" sesi, İnaylı kadınların “Ya çocuklarımız da kuzularımız gibi gözsüz, çenesiz, ayaksız doğarsa" çığlığı, açlıktan konuşamayan ama gözleriyle konuşan Afrikalı çocukların sesi ortak değil mi?
Cellatlar, bir taraftan doğayı nasıl koruyacağımızı tartışıyor, diğer taraftan “Dünyanın yıkımından hepimiz sorumluyuz” diyorlar. Hepimiz sorumlu değiliz arkadaşlar. Hepimiz sorumluyuz demek, “hiçbirimizin sorumluluğu yoktur” demektir. Hepimiz sorumlu değiliz. Babamın iki ineğinin çıkardığı gaz kirletmedi – ısıtmadı atmosferi. 200 yıldır sizin sanayiniz için kullandığınız fosil yakıtlar ateşini yükseltti gezegenimizin. Yok öyle yağma, “hepimiz sorumluyuz” diyerek sorumluluktan kurtulamazsınız!
Siz değil misiniz “Dünyada yaşayan 7 milyar insan Batılı gelişmiş ülkelerin insanları gibi tüketecek olsaydı yerküre gibi 10 tane daha gezegen gerekecekti”[2] itirafında bulunan? Şimdi de kalkıp “sorumluluk hepimizin” diyerek, kirletmenizin faturasına bizleri de ortak etmeye çalışıyorsunuz.
Kopenhag İklim zirvesinde insanlık bir kere daha kaybetti, Barbarlık bir kere daha kazandı. ABD, Çin ve Batının sanayileşmiş ülkeleri taşın altına ellerini koymadı. Hukuken bağlayıcı bir karar çıkartmamak için uğraştılar ve insanın ve doğanın ateşi çıkmış boğuk sesini bilerek duymadılar.
“Komşuyu sömürmek ve doğayı yok etmek üzerine kurulmuş; aslında bedenimizi hasta eden, ruhumuzu zehirleyen ve bizi dünyasız bırakacak olan bu sistem”iniz[3], artık bitti. Artık “doğayı evcilleştirmekten” bahseden yok. Artık “her derdin ilacı ebegümeci” gibi neoliberal modeli savunan yok. Halkların “Çağdaş uygarlık” modeli, kapitalizmi aşan bir model üretilmek zorunda. Barbarlar, miadı dolan bu modeli kanırtarak dayatmaya devam ederlerse –ki huylarıdır- korkarım ki, dünyamıza bedeli çok ağır olacaktır.
İklim Zirvesinde duyulmayan iki ses daha vardı. Eva Morales ve Hugo Chavez’in sesleri.
Chavez ne demişti: “İklim yerine büyük bir kapitalist banka olsaydı, şimdiye kurtarılmıştı.” Üstelik halkın parasıyla. Haksız mı Chavez?
Ya Morales ne dedi: “ABD’nin savunma bütçesi, 687 milyar dolar. İnsanlığı kurtarmak için verecekleri sadece 10 milyar dolar mı? Bu utanç verici.” Utanç ve ABD’nin yan yana geldiği gün, dünyamız nefes almaya başlayacaktır Sevgili Morales.
Bir de şunu söylemek isterim. İklim zirvesine Türkiye adına Cumhurbaşkanı Gül katıldı. İnsan kendi köyünün, kentinin, ülkesinin yöneticileriyle gurur duymak ister. Adı sanı, partisi ne olursa olsun, bizi Dünya İklim Zirvesinde temsil eden kişi, dünyanın ateşinin çıkmasının gerçek sebebini söyleseydi, bundan en çok etkilenecek ülkelerden biri olarak enerji politikamızı değiştireceğiz ve yenilenebilir enerjiye yönelik bir iktisat oluşturacağız, deseydi; Türkiye sera gazı salınım hedefini belirleseydi, en çok kirletenin en çok ödemesi adaletin gereğidir, diyebilseydi… O yöneticinizle gurur duymaz mıydınız? Ama ne gezer…
Yeni yılda umuda ve vicdana ihtiyacımız var. Umut ise insanların ellerinde. İyi yıllar dilerim.
Muammer Sakaryalı
01.01. 2010
[1] www. Zulalkalkandelen.com/
[2] Norveç Başbakanı Harlem Bruntland, gazeteler.
[3] Eduardo Galeano, 21.12.2009 Cumhuriyet gazetesi, Dış basın.